Bahesaray Kaymakaml Resmi Web Sitesi
Javascript DHTML Drop Down Menu Powered by dhtml-menu-builder.com

Bimer
SÜNDÜZ KATLİAMI

Sündüs, Van’ın Bahçesaray ilçesi ile Bitlis’in Hizan İlçeleri arasındaki sınırda geniş ve engebeli bir alandır. İlçe Merkezine yaklaşık 15 Km uzaklıktadır. Bu alan içerisinde her dağın, her tepenin ve her bölgenin bir adı vardır. Bunlar; Yeşil Tepe, Sarı Zirve, Beyaz Yayla, Mijdin Yaylası, Miran Yaylası, Gebu Yaylası, Salol Yaylası, Mirhasan Çeşmesi vb. Sündüs katliamının yaşandığı yer Miran Yaylasıdır.

Miran Yaylası, iki kaynak suyunun birleştiği noktadaki üçgende kurulmuş 6 çadırdan oluşan küçük bir obaydı. Burada 28 kişi vardı. Saatin kaç olduğu önemli değildi; güneş doğmadan iş başlar, hava iyice kararınca biterdi. O akşam işler bitirilmişti ve biraz sohbet ettikten sonra herkes çadırına çekilecekti. Bir çadırın önünde yakılan ocağın başında konuşurlarken batı tarafındaki yamaçtan yedi kişinin yanlarına geldiğini gördüler, buyur ettiler. Gelenler oturmadı. Bunlardan dördü çocuk yaşta, üçü yetişkindi. Oturmamaları hayra alamet değildi. Ancak propaganda amaçlı gelmiş PKK’lılar olduğunu sanarak orada bulunan tek erkek olan Ahmet SEVGİLİ açıklama yapmaya başladı. “ Vallahi biz korucu değiliz, biz fakir insanlarız, belayı sevmeyiz, silahımız yok, buradaki tek erkek benim, vallahi yanımda bir bıçak dahi yok” dedi. Sarı sakallı, mavi gözlü, ceketli ve grubun lideri olduğu anlaşılan şahıs umursamaz bir tavırla “toplanın” dedi. Bu arada elindeki telsizle sürekli konuşuyordu. Talimat aldığı anlaşılıyordu. Sonra herkes yaklaşık 15 metrekarelik bir çadırın içine toplandı. Grup lideri “eksik var mı?” diye sordu. Uykuda olan bir bebeğin kaldığını söylediler. Onu da getirin dedi. Sonra kendisi gitti beşikten bebeği aldı kundak bezinin ortasından tutup sallaya sallaya getirdi, çadırın içerisinde oturanların arasına rasgele fırlattı. Bebeğin annesi bir çığlık atarak ayağa kalktı. O andan itibaren öldürüleceklerini düşündüler. Çocuklar bu tedirginliği sezmiş olmalılar ki ağlamaya başladılar. Huri Teyze kendinden emin ve sakin bir şekilde “korkmayın, konuşacak ve gidecekler” dedi. Sonra çocuklar susturuldu. Menice amcasının oğlu Muhammet’i kucağına aldı. Göğsüne bastırarak kulağına “korkma, yanındayım” diye fısıldadı. Çocuk titredi ve sustu.

Gelen yedi kişilik grubun hepsinde Kaleşnikof marka tam otomatik silah ve el bombaları vardı. Silahlarını çadırda bekleyen çocuk ve kadınların üzerine doğrultmuşlardı. Çocuk yaştaki dört grup elemanı geri çekildi ve çadırlara arkasını döndü. Diğer üçü parmakları tetikte çadıra biraz daha yaklaştılar. Son kez birbirleriyle göz göze geldiler. Çadırdakilerin benzi soldu. Biri kısık sesle kelimeişahadet getirdi. Yalvarmaya fırsat kalmadı. Tetiklere aynı anda basıldı. Üç kaleşnikoftan aynı anda üzerlerine ateş yağdı. Her şey tükendi. Korku yoktu. Öfke yoktu. Ağlamaya zaman yoktu. Silah seslerine karışan derin bir uğultu duyuldu. Çocukların narin hıçkırıkları karıştı geceye. Sonra şarjörlerini değiştirip tekrar üzerlerine boşalttılar. Tekrar aynı uğultu, aynı hıçkırık yankılandı gecede.

Grup geri çekildi. Çadırdakilerin çoğu henüz yaşıyordu. Bir genç kızın “anne, annem” dediği duyuldu. Sonra hırıltıyla çırpınan birkaçının el ve ayak sesleri. Biri iki defa su istedi sonra sustu.

Davut ağanın altı yaşındaki küçük oğlu çadırdan dışarı çıktı. Ağlayamadı. Annesi, ablası ve abisi çadırdaydı. Seslenecek oldu vazgeçti. Korkudan öte bir şey hissetti. Ortada dolandı. Azıcık altına kaçırdı. Etrafında üç defa döndü yüzükoyun toprağın üstüne düştü. Yine ağlamadı. Ve o anda o kadar ölmeyi istedi ki Allah bile onu kıramadı.

Gecenin geç vakitlerinde tüm sesler kesildi. Tüm dünya derin bir uykudayken sündüstekiler de uyumuştu. Bir daha uyanmamak üzere. Gün ağardı. Cesetlerin altından obadaki tek erkek olan Ahmet SEVGİLİ yaralı olarak çıktı. Uykusuzluk, korku, duyduğu sesler ve kan kokusu sersemletmişti Ahmet’i. Çadırın içine baktı. Kendi eşini, iki oğlunu gördü. Seslendi bir kadın cevap verdi “yaşıyorum” diye. Onu da çıkardı. Ahmet sağ baldırından yaralanmıştı. Buna rağmen bir ata bindi ilçe merkezine gelerek haber verdi. Ağıt sesleriyle cesetler battaniyelere sarıldı. Atların sırtında taşındılar. Şehitlikte defnedildiler. Teröre lanetler okundu. Yirmialtı kadın ve çocuk gölgesiz göçüp gittiler.

Muhlis ORHAN
 

18 Temmuz 1993 günü saat 22:00 sırlarında yaşanan bu kanlı terör olayında Bahçesaray İlçesi Sündüs Yaylası mıntıkasına gelen 7 kişilik silahlı PKK terör örgütü mensupları, aşağıda isimleri verilen şahısları Ahmet SEVGİLİ’nin çadırına toplayarak, “Sizin kocalarınız GKK oldu, siz de bunun cezasını çekeceksiniz” şeklinde propaganda yaptıktan sonra silahla tarayarak öldürmüşlerdir. Bu olaydan sonra da Hizan İlçesi istikametine doğru kaçtıkları görülmüştür.

Olayda hayatını kaybedenler:
Azat SABIRLI (7 yaşında)
Yunus SABIRLI (2 yaşında)
Gülnaz SÖYLEMİŞ (18 yaşında)
Müzeyyen YAŞAR (42 yaşında)
Sedef ELMALI (35 yaşında)
Bahar TURAN (3 yaşında)
Neşide AĞAÇ (32 yaşında)
Zehra AĞAÇ (1 yaşında)
Sevim AĞAÇ (7 yaşında)
Hediye TURAN (20 yaşında)
Zozan TURAN (10 yaşında)
Yıldız GÜZEL (13 yaşında)
Hikmet SABIRLI (20 yaşında)
Semra SABIRLI (17 yaşında)
Nezahat ELMALI (12 yaşında)
Eylem ELMALI (4 yaşında)
Beybun SEVGİLİ (40 yaşında)
Huri SAMSAR (55 yaşında)
Muhteber SABIRLI (38 yaşında)
Azime ELMALI (14 yaşında)
Menice YAŞAR (18 yaşında)
Muhammet YAŞAR (8 yaşında)
Hamim YAŞAR (4 yaşında)
Hürriyet SEVGİLİ (12 yaşında)

Ayrıca olayda henüz kundakta olan bir bebek hayatını kaybetmiştir ve Ahmet SEVGİLİ de (52 yaşında) yaralı olarak kurtulmuştur.
Olay yerinde yapılan incelemede 76 adet Kaleşnikof, 9 adet de G3 marka tüfeğe ait boş kovan bulunmuştur.

 
 
Köylermiz İçin Tıklayınız...
Edebiyat ve Metin
HIZLI LİNKLER
RESMi GAZETE
Van İçin Hava Durumu
VAN